Subscribe to Updates
Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.
Yazar: editor
Çocukların sebze yemeyi reddetmesi, birçok ebeveynin karşılaştığı en yaygın beslenme sorunlarından biri. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fikret İşbilir, çocuklara sebze yedirmenin baskıyla değil, doğru yöntemler ve sabırlı bir yaklaşımla mümkün olduğunu belirtti. Çocukların brokoli, ıspanak, kabak ve karnabahar gibi sebzeleri tüketmek istememesi, ailelerde endişeye neden olabiliyor. Ancak uzmanlar, çocuklarda yemek seçiciliğinin çoğu zaman gelişim sürecinin doğal bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. Çocuklara Sebze Nasıl Sevdirilir? Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fikret İşbilir’e göre, çocukların yeni besinleri ilk denemede reddetmesi oldukça normal. Bu nedenle ailelerin, çocuk sebze yemediğinde pes etmek yerine aynı besinleri farklı zamanlarda ve farklı tariflerle…
Yaz aylarında lazer göz ameliyatı yaptırmanın sakıncalı olduğu düşüncesi toplumda yaygın olsa da uzmanlar bunun doğru olmadığını belirtiyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız’a göre, doğru hasta seçimi ve ameliyat sonrası önerilere uyulması halinde lazer göz cerrahisi yaz aylarında da güvenle uygulanabiliyor. Yazın lazer göz ameliyatı yapılabilir mi? “Lazer göz ameliyatı yazın yapılmaz” inanışı, en sık karşılaşılan yanlış bilgiler arasında yer alıyor. Uzmanlara göre lazer göz cerrahisinin başarısını belirleyen unsur mevsim değil; hastanın göz yapısının uygun olması, ayrıntılı ön değerlendirmelerin yapılması ve ameliyat sonrası bakım kurallarına eksiksiz uyulmasıdır. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız, lazer tedavisinin kişiye özel…
Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları, biyolojik yaşlanmanın son kuşaklarda hızlandığını ve bunun erken başlangıçlı kanserlerdeki artışla ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Çalışma, Nature Medicine dergisinde yayımlandı. 1965 sonrası doğan kuşaklarda biyolojik yaşlanma belirtilerinin önceki kuşaklara göre daha belirgin !DIANA PRINCE Kanser uzun yıllardır yaşlanmayla ilişkili bir hastalık olarak kabul ediliyor. Ancak son yıllarda 50 yaşın altındaki bireylerde görülen kanser vakalarının artması, bilim insanlarını bu eğilimin nedenlerini araştırmaya yöneltti. ABD’deki Washington University School of Medicine in St. Louis araştırmacılarının yürüttüğü ve Rui Tian ile çalışma arkadaşlarının imzasını taşıyan yeni araştırma, genç kuşakların biyolojik olarak önceki nesillere göre daha hızlı yaşlandığını ve bunun erken…
Sabah kahvesi yalnızca güne enerjik başlamaya yardımcı olmakla kalmıyor; yeni araştırmalar karaciğer sağlığı açısından da önemli faydalar sağlayabileceğini gösteriyor. ABD’deki araştırmacılar tarafından yürütülen ve 355 bine yakın yetişkinin uzun yıllar boyunca takip edildiği çalışmada, düzenli kahve tüketen bireylerde karaciğer hastalıklarının daha az görüldüğü belirlendi. Araştırmada katılımcılar yaklaşık 13 yıl boyunca izlenerek kahve tüketim alışkanlıkları ile karaciğer sağlığı arasındaki ilişki değerlendirildi. Risklerde Dikkat Çekici Azalma Araştırmaya göre günde beş veya daha fazla fincan kahve tüketenlerde; Araştırmacılar, daha önce gözlemsel olarak bilinen bu ilişkinin, biyolojik mekanizmalarla da desteklenmeye başladığını ifade ediyor. So long as life remains, there is always hope… and so…
Akıllı telefonlar, sosyal medya, çevrim içi alışveriş ve sürekli eğlence arayışı… Stanford Üniversitesi psikiyatristi Dr. Anna Lembke, Dopamin Toplumu: Haz Çağında Dengeyi Bulmak adlı kitabında modern yaşamın insan beynini nasıl etkilediğini ve dopamin döngüsünden çıkmanın yollarını anlatıyor. Haz peşinde koşarken neden daha mutsuz oluyoruz? Her an ulaşılabilir eğlence, sınırsız dijital içerik ve anlık ödüllerle çevrili bir dünyada yaşıyoruz. Telefon bildirimlerinden sosyal medya beğenilerine, çevrim içi alışverişten video platformlarına kadar pek çok uyaran beynimizin ödül sistemini sürekli harekete geçiriyor. Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde bağımlılık psikiyatrisi alanında çalışan Dr. Anna Lembke, Türkçeye “Dopamin Toplumu: Haz Çağında Dengeyi Bulmak” adıyla çevrilen kitabında, modern…
To understand the new smart monitors and other pro devices of tech health, we should look to Silicon Valley and the quantified movement of the latest generation. Apple’s Watch records exercise, tracks our moves throughout the day, assesses the amount of time we are stood up and reminds us to get up and move around if we have been sat for too long – let’s not forget Tim Cook’s “sitting is the new factor” line. Routinely evaluating your risk factors for various medical conditions, screening for cancer and other diseases, and assessing your lifestyle habits helps you stay healthy. It’s…
Jungfrau A. Bietschhorn Bebeklik döneminde fark edilmeyen kalça gelişim bozuklukları, ilerleyen yıllarda yürüme bozukluğu, kalça kireçlenmesi ve hatta kalça protezi ameliyatına kadar uzanabilen ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Uzmanlar, yaşamın ilk aylarında yapılacak muayene ve kalça ultrasonografisinin erken tanı açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Memorial Ankara Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Rafik Ramazanov, gelişimsel kalça bozukluğunun erken dönemde saptanması halinde çoğu bebeğin cerrahi müdahaleye gerek kalmadan tedavi edilebildiğini belirtti. Kalça gelişim bozukluğu nedir? Gelişimsel kalça bozukluğu, uyluk kemiğinin üst kısmındaki femur başı ile leğen kemiğindeki kalça yuvası (asetabulum) arasındaki ilişkinin normal gelişmemesi sonucu ortaya çıkıyor. Bu durum…
Yıllardır sağlıklı yaşamın sembolü olarak kabul edilen “günde 10 bin adım” hedefi, son araştırmalarla yeniden tartışılıyor. Güncel bilimsel bulgular, herkesin mutlaka 10 bin adım atması gerekmediğini; günlük yaklaşık 7 bin adımın da sağlık açısından önemli faydalar sağlayabileceğini gösteriyor. Ancak uzmanlara göre sağlık için doğru soru yalnızca “Kaç adım attım?” değil. Gün boyunca ne kadar hareket ettiğimiz, ne kadar süre oturduğumuz ve düzenli egzersiz yapıp yapmadığımız da en az adım sayısı kadar önemli. 7 BİN ADIM SAĞLIK İÇİN YETERLİ OLABİLİR 2025 yılında yayımlanan geniş kapsamlı bir sistematik derleme ve meta-analiz, günlük yaklaşık 7 bin adımın çeşitli sağlık sonuçlarıyla anlamlı biçimde ilişkili…
Ağız ve diş sağlığını korumanın ilk adımı doğru diş fırçasını seçmekten geçiyor. Market raflarında farklı özelliklere sahip onlarca seçenek bulunurken, hangi diş fırçasının sizin için uygun olduğunu belirlemek her zaman kolay olmayabiliyor. Diş hekimleri, diş eti sağlığını koruyan ve etkili temizlik sağlayan bir fırça seçiminin çürük ve diş eti hastalıklarını önlemede önemli rol oynadığını belirtiyor. I1. Kıl Sertliğine Dikkat Edin Uzmanlar, çoğu kişi için yumuşak kıllı diş fırçalarının en güvenli seçenek olduğunu ifade ediyor. Sert kıllı fırçalar, aşırı baskıyla kullanıldığında diş minesinde aşınmaya ve diş eti çekilmesine neden olabilir. Yumuşak kıllar ise diş yüzeyindeki plakları etkili şekilde temizlerken diş etlerine…
Sağlıklı yaş alma artık yalnızca yaşam tarzıyla sınırlı değil. Dünyanın farklı bölgelerinde gelişen longevity turizmi, önleyici tıp, kişiselleştirilmiş sağlık programları ve bilim temelli wellness uygulamalarıyla dikkat çekiyor. Forbes Türkiye’nin haberine göre, sağlıklı yaşam süresini uzatmayı hedefleyen longevity (uzun ömürlülük) turizmi, küresel sağlık sektörünün en hızlı büyüyen alanlarından biri haline geldi. Geleneksel spa tatillerinin ötesine geçen bu yeni seyahat anlayışı; ileri sağlık taramaları, metabolik değerlendirmeler, beslenme programları ve yaşam tarzı danışmanlığını tek çatı altında sunuyor. Uzmanlara göre, özellikle koruyucu sağlık hizmetlerine yönelik ilginin artmasıyla birlikte birçok ülke longevity odaklı merkezlere yatırım yapıyor. 1. Avusturya: Bilim Temelli Sağlık Yaklaşımı Forbes Türkiye’nin aktardığına…
